N. Emrah Aydınonat |

Ders Günlükleri: İktisadi Büyüme | Modeller ve Yöntem | Diğer günlükler: İktisat Günlüklerinden Seçmeler |



John Elliot Cairnes ve İktisadın Tanımı

Aşağıda Neslihan Şen’in İktisatta Modeller ve Yöntem dersinde Bay John Eliot Cairnes’in İktisat tanımı ile ilgili yaptığı sunuşun metni yer almaktadır. Bu sunuş The Character and Logical Method of Political Economy’nin birinci ve altıncı bölümlerinin bir özeti niteliğindedir.

John Elliot Cairnes (1824-1875) The Character and Logical Method of Political Economy London: Macmillan and Co. Second and enlarged edition: 1875. (First published: 1861.) Online: http://www.econlib.org/library/Cairnes/crnPE.html

John Eliot Cairness’in iktisadın tanımı ile ilgili düşünceleri bu kitabın giriş bölümünde ve 6. bölümünde bulunabilir.

JOHN ELLIOT CAIRNES – İKTİSAT TANIMI
Neslihan ŞEN

Birçok kişi ortaya çıktığından beri iktisadı tanımlamaya çalıştı. Ama derste de gördüğümüz gibi bu konuda çok farklı görüşler var ve herkes iktisadı değişik şekilde tanımlıyor. Kimilerine göre zenginliğin bilimi, kimilerine göre ise insanın aşağılık tarafının bilimi. Ben size John Elliot Cairnes’in görüşünü sunacağım. İrlandalı bir iktisatçı olan Cairnes 1823-1875 yılları arasında yaşadı ve klasik iktisatçıların sonuncusu olarak görülüyor. 1875’te ikinci baskısı çıkan ‘The Character and Logical Method of Political Economy’, yani ‘Siyasi İktisadın Niteliği ve Mantıksal Yöntemi’ adlı kitabında iktisadı tanımlamaya çalışıyor. Bu bağlamda önce iktisadın bir bilim olduğunu, sonra iktisadın konusunun ne olduğu son olarak da iktisat dilini yani terminolojisini size sunacağım.

Sorumuz ‘iktisat nedir?’. Cairnes buna ‘iktisat bir bilimdir’ diye cevap veriyor. Astronomi, dinamik, kimya ve fizyoloji gibi bir bilimdir iktisat. Ama matematik ve fizik gibi hızlı gelişmesini beklemek yanlış olur. İktisat, belli bir amaca ulaşmak için değil, sadece açıklamak için vardır. İsteklerin ne gibi sonuçlar çıkarabileceği hakkında bilgi verir, iktisat alanındaki davranışlarımızın ne tür etkiler yaratacağını söyler. Ama hiçbir şekilde bu sonuç ve etkilerin iyi olup olmadığı hakkında bir fikir üretmez. İktisat bu olguları sadece açıkladığı için bir bilimdir. Bazılarına göre iktisat bilimi işini yapmıştır ve artık sadece tarihi açıdan ele alınmalıdır. Ama tam tersine, iktisat, işi hiç bitmeyecek bilimler arasında yer alıyor. İktisat insanların davranışlarından yola çıktığı için, insanlar ilerlemeye devam ettikçe iktisat için çözülmesi gereken yeni sorunlar ortaya çıkıyor. Buna örnek olarak, ticaretin gelişmesiyle beraber para ve kredideki tartışmalara bakabiliriz. İlerleyen bir toplumun değişen ihtiyaçlarının iktisatçılar için yeni sorunlar doğurduğunu ve yeni ekonomik doktrinlerin geliştirilmesini gerekli kıldığını görebiliriz. Aslında iktisat özellikle işçi sınıfının uyması gereken kurallar ve emir yağdıran bir sistem şeklinde karşımıza çıkıyor. Bu yüzden iktisadın bir bilim olduğu konusunda ısrar etmek gerekiyor! Sadece bu şekilde gösterildiğinde pratik reformlara karşı gerçek duruşu ve insanlara karşı duruşu anlaşılır ve böylece toplumda iktisada karşı körüklenmiş olan önyargılar aşılabilir. İktisat, sosyal ve sanayi alanlarındaki sistemlerden farklıdır. Ne laissez-faire, bırakınız yapsınlar ne de komünizmle, ne serbest sözleşme ne de yönetmekle ilgisi vardır. Sistemlerden ayrı bir yerde duruyor ve hepsinin arasında tarafsız kalıyor. Cairnes, bunu söylerken, Comte’un düşüncelerine karşı geliyor. Comte, politika, hukuk, din, eğitim, sanat ve iktisadın birbirinden ayrı şekilde incelenemeyeceğini, yani bütün bu disiplinlerin birbirine bağlı olduğunu söylüyordu. Ama Cairnes aynı fikirde değil çünkü ona göre bu disiplinler insanların farklı yönleriyle ilgilendiği için birbirinden bağımsızdır.

Peki, iktisadın konusu nedir? Buna da Cairnes ‘iktisadın konusu zenginliktir’ diye cevap veriyor. Bunu söylerken zenginliğin bilimsel bir şekilde ele alınabilmesinin mümkün olduğunu varsayıyor. Zenginliğin üretimi ve dağıtımı belli kurallara uyar ve bu kuralları bilmek istenilen bir şeydir ve ayrıca da yararlıdır. Bu kurallar dikkatli ve sistematik bir soruşturma ile elde edilir ve hiçbir şekilde din ve ahlak duygularına karşı değildir. İktisadın açıkladığı kurallar aslında zenginlik fenomeninin kanunlarıdır. Bu fenomenler zenginliğin olguları, yani üretim, değişim ve fiyat; ve dağıtım sırasında zenginliğin farklı biçimleri, mesela ücret, kar, rant ve faizdir. Bunların kanunları ise kendi aralarında ve sonuçlarıyla aralarındaki ilişkilerdir. Bu kanunların sergilenmesi iktisat bilimi sayesinde oluyor. Bu kanunları bilmenin yararı tüm bilimsel bilgilerin bilinmesinin yararı ile aynıdır. İktisadi durumlar karşısındaki gücümüzü ve istediğimizi elde etme yollarını gösterir. Böylece insan doğanın kanunlarına uyarak onun hâkimi olur. İktisat, ekonomik sorunların çözülmesine yardımcı oluyorsa başarılıdır. Ticaretin hızlı ve kapsamlı biçimde gelişmesi ve serbest ticaretin ortaya çıkması iktisadın başarıları arasında gösterilebilir. Ücretler, kârlar ve rantlar iktisatta yer buluyorsa, bunun nedeni bugünkü toplumda zenginliğin bu şekilde yer almasıdır.

Cairnes’in değindiği önemli bir konu da iktisadın dili ve tanımlanması. Zenginliğin üretimi ve dağılımı hakkındaki kanunları ilk araştıranlar bu konudaki olgu ve nesnelerin nasıl birleşip bir sonuca ulaşacağını bilmiyordu. Bu yüzden o zamanlar en uygun görülen düzenlemeyi kabul ettiler, bu da halkın içinde en yaygın olandı. Teknik terimler günlük hayattaki dilden alındığı için yanlış anlaşılabiliyordu. Ama araştırmalar ilerledikçe ve iktisadi ilişkiler ortaya çıktıkça, yeni düzenlemelerin yapılması ve iktisat dilinin değiştirilmesi gerekli oldu. Böylece iktisadi terimler halkın kullandığı şekilden ayrılarak bazen daha dar bazen daha geniş anlamlar almaya başladı. Bundan anlaşılacağı gibi, araştırmanın başında her şeyi tanımlamak yanlış olur çünkü tanımlar zamanla değişiyor. Turgot, Smith ve Ricardo gibi yazarlar çok az sayıda tanım yapmıştır. Ama iktisat hakkındaki bilgiler ilerledikçe bu bilime aşamalı bir terminoloji dâhil etmek mümkündür. Bu terminolojinin iki yararı vardır: gelişmenin vardığı noktayı gösterir ve bunu daha ileri taşımak için çalışanlara genel bir çerçeve hazırlar. Terminolojide bulunan kesin bölünmeler gerçek hayatta bulunmuyor. Terminolojiyi yaparken bu bölünmelerin aslında kurgu olduğunu unutmamak gerekir. İnsan beyni doğayı bir bütün olarak kavrayamadığı için bu bölünmeler gereklidirler. Terminoloji bir kurgudur ama gerçeklere dayanan bir kurgudur. Buradaki kurgu bu olguların gerçek hayatta böyle özelliklerin olmadığı anlamına gelmiyor, ama bu özelliklere sahip olan nesnelerin gerçek hayatta açık bir şekilde görülmediği anlamına geliyor. Tanımlamanın diğer bir unsuru adlandırmadır. Terminolojideki terimler mümkün olduğu kadar somut nesnelerin doğasını hatırlatacak biçimde olmalı. Bu terimlere olabildiğince anlam yüklenmesi gerekiyor. (mill). Ancak kimyadaki gibi kesin bir terminolojiyi iktisatta bulmak zordur. İktisat terimleri belirsizdir ve kesin değildir ve en önemli terimlerin doğru sınırlandırılması çok zor. Bunun iki çaresi var. İlk olarak terminolojinin izin verdiği kadar bu terimleri günlük hayattaki anlamlarına yakın tutmak. Ama terminolojiden asla uzaklaşmamalı, yoksa böyle bir terminoloji yapmak gereksiz olur. Gerektiği zaman günlük hayattaki anlamından kurtulması gerekir. Bu ‘kötülüğe’ karşı ikinci çare önemli terimlerin çok açık ve net bir şekilde tanımlanmasıdır. İktisadi anlamı günlük hayattakinden farklı olan bir terim için aradaki farkların açıkça belirtilmesi gerekir.

Özetle,

1) İktisadı tanımlamak için ilk olarak zenginlik fenomenini açıklayan nesne ve olguların günlük hayattaki anlamlarından farklarının açıkça ortaya koyulması gerekiyor.

2) Bununla beraber iktisadi terimlerin günlük hayattaki anlamlarına yakın olmaları gerekir.

3) İktisat bilimindeki tanımlamalar iktisadi bilgilerin ilerlemesiyle gözden geçirilmeye ve değişikliğe açık olmalıdır. Bu yüzden tanımlamalar katı değildir ve ilerleyen tanımlardır.

Sonuç olarak Cairnes’e göre iktisadın en önemli özelliği bir bilim olmasıdır. Bunu hep aklımızda tutmamız gerekiyor. İktisat sadece zenginlik fenomenindeki ilişkileri açıklıyor ama uyulması gereken kurallar koymuyor. İktisadın en büyük sorunlarından biri kullandığı terimlerdir. Günlük hayattaki terimlerden geldikleri için anlamları konusunda bazen belirsizlik doğuyor ama bunları en aza indirmenin yolları var.

Posted by N. Emrah AYDINONAT Perşembe, Mart 15, 2007